وَٱلۡفَجۡرِ ١
Val-facr
Fecre yemin ederim ki,
Meal: Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلۡفَجۡرِ ١
Val-facr
Fecre yemin ederim ki,
وَلَيَالٍ عَشۡرٖ ٢
Valayâlin 'aşr
on geceye (haccın on gecesine), yemin ederim ki,
وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ ٣
Vaş-şaf'i val-vatr
çifte ve teke, yemin ederim ki,
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَسۡرِ ٤
Vallayli izâ yasr
(her şeyi karanlığı) ile örttüğü an geceye yemin ederim ki,
هَلۡ فِي ذَٰلِكَ قَسَمٞ لِّذِي حِجۡرٍ ٥
Hal fî zâlika kasamul lizî hicr
bunlarda akıl sahibi için elbette birer yemin (değeri) vardır.
أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ ٦
Alam tara kayfa fa'ala rabbuka bi'âd
Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine;
إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ ٧
Irama zâtil-'imâd
direkleri (yüksek binaları) olan,
ٱلَّتِي لَمۡ يُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِي ٱلۡبِلَٰدِ ٨
Allatî lam yuhlak misluhâ fil-bilâd
ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine,
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُواْ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ ٩
Vasamûdal-lazîna câbus-sahra bil-vâd
o vadide kayaları yontan Semûd kavmine,
وَفِرۡعَوۡنَ ذِي ٱلۡأَوۡتَادِ ١٠
Vafir'avna zil-avtâd
kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a!
ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ ١١
Allazîna tağav fil-bilâd
Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler.
فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ ١٢
Fa aksarû fîhal-fasâd
Oralarda kötülüğü çoğalttılar.
فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ ١٣
Fasabba 'alayhim rabbuka savta 'azâb
Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı.
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ ١٤
Inna rabbaka labil-mirsâd
Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ ١٥
Fa ammal-insânu izâ mabtalâhu rabbuhû fa akramahû vana''amahû fayakûlu rabbî akraman
Fakat insan, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde «Rabbim bana ikram etti» der.
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيۡهِ رِزۡقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَهَٰنَنِ ١٦
Va ammâ izâ mabtalâhu fakadara 'alayhi rizkahû fayakûlu rabbî ahânan
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise «Rabbim beni önemsemedi» der.
كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡيَتِيمَ ١٧
Kallâ bal lâ tukrimûnal-yatîm
Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz,
وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ ١٨
Valâ tahâddûna 'alâ ta'âmil-miskîn
yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلٗا لَّمّٗا ١٩
Vata'kulûnat-turâsa aklal lammâ
Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz.
وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبّٗا جَمّٗا ٢٠
Vatuhibbûnal-mâla hubban cammâ
Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.
كَلَّآۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكّٗا دَكّٗا ٢١
Kallâ izâ dukkatil-ardu dakkan dakkâ
Ama yeryüzü parça parça döküldüğü,
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفّٗا صَفّٗا ٢٢
Vacâ'a rabbuka val-malaku saffan saffâ
Rabbin geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman (her şey ortaya çıkacaktır).
وَجِاْيٓءَ يَوۡمَئِذِۭ بِجَهَنَّمَۚ يَوۡمَئِذٖ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ ٢٣
Vaciy'a yavma'izi bicahannama yavma'izin yatazakkarul-insânu va annâ lahuz-zikrâ
O gün cehennem getirilir, insan yaptıklarını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!
يَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي قَدَّمۡتُ لِحَيَاتِي ٢٤
Yakûlu yâlaytanî kaddamtu lihayâtî
(İşte o zaman insan:) «Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!» der.
فَيَوۡمَئِذٖ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٞ ٢٥
Fayavma'izil lâ yu'azzibu 'azâbahû ahad
Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٞ ٢٦
Valâ yûsiku vasâkahû ahad
O'nun vuracağı bağı kimse vuramaz.
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَئِنَّةُ ٢٧
Yâ'ayyatuhan-nafsul-mutma'innah
Ey huzura kavuşmuş insan!
ٱرۡجِعِيٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةٗ مَّرۡضِيَّةٗ ٢٨
Irci'î ilâ rabbiki râdiyatam mardiyyah
Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön.
فَٱدۡخُلِي فِي عِبَٰدِي ٢٩
Fadhulî fî 'ibâdî
(Seçkin) kullarım arasına katıl
وَٱدۡخُلِي جَنَّتِي ٣٠
Vadhulî cannatî
ve cennetime gir!
Okunuş, Qabas tarafından Arapça metinden yazılmış bir okuma yardımıdır. Doğru telaffuz için Arap harflerini ve tecvidi öğrenin.
Fecr Suresi 30 ayettir. Kur'an-ı Kerim'in 89. suresidir.
Fecr Suresi Mekki bir suredir.
Fecr Suresi 30. cüzdedir.
Evet. Bu sayfanın üstündeki başlat düğmesine basın veya istediğiniz ayetten başlayın. Qabas uygulamasında sureyi çevrimdışı dinlemek için indirebilirsiniz.