إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ ١
Izas-samâ'unşakkat
Gök yarıldığı zaman,
Meal: Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ ١
Izas-samâ'unşakkat
Gök yarıldığı zaman,
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ ٢
Va azinat lirabbihâ vahukkat
Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği,
وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ ٣
Va izal-ardu muddat
Yer dümdüz edildiği vakit,
وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ ٤
Va alkat mâ fîhâ vatahallat
içinde bulunanları atıp boşaldığı vakit
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ ٥
Va azinat lirabbihâ vahukkat
ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدۡحٗا فَمُلَٰقِيهِ ٦
Yâ'ayyuhal-insânu innaka kâdihun ilâ rabbika kadhan famulâkîh
Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksın.
فَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ ٧
Fa ammâ man ûtiya kitâbahû biyamînih
Kimin kitabı sağından verilirse,
فَسَوۡفَ يُحَاسَبُ حِسَابٗا يَسِيرٗا ٨
Fasavfa yuhâsabu hisâban yasîrâ
kolay bir hesapla hesaba çekilecek
وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورٗا ٩
Vayankalibu ilâ ahlihî masrûrâ
ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
وَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهۡرِهِۦ ١٠
Va ammâ man ûtiya kitâbahû varâ'a zahrih
Kimin de kitabı arkasından verilirse,
فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورٗا ١١
Fasavfa yad'û subûrâ
derhal yok olmayı isteyecek;
وَيَصۡلَىٰ سَعِيرًا ١٢
Vayaslâ sa'îrâ
alevli ateşe girecek.
إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا ١٣
Innahû kâna fî ahlihî masrûrâ
Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.
إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ ١٤
Innahû zanna al lan yahûr
O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.
بَلَىٰٓۚ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرٗا ١٥
Balâ inna rabbahû kâna bihî basîrâ
Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ ١٦
Falâ uksimu biş-şafak
Hayır! Şafağa, yemin ederim ki,
وَٱلَّيۡلِ وَمَا وَسَقَ ١٧
Vallayli vamâ vasak
geceye ve onda basan karanlığa, yemin ederim ki,
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ ١٨
Val-kamari izat-tasak
dolunay olmuş aya yemin ederim ki,
لَتَرۡكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٖ ١٩
Latarkabunna tabakan 'an tabak
halden hale geçersiniz.
فَمَا لَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ ٢٠
Famâ lahum lâ yu'minûn
Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler?
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩ ٢١
Va izâ kuri'a 'alayhimul-kur'ânu lâ yascudûn
Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler?
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ ٢٢
Balil-lazîna kafarû yukazzibûn
Aksine, kâfirler yalanlıyorlar.
وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ ٢٣
Vallâhu a'lamu bimâ yû'ûn
Halbuki Allah onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.
فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ٢٤
Fabaşşirhum bi'azâbin alîm
(Rasûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونِۭ ٢٥
Illal-lazîna âmanû va'amilus-sâlihâti lahum acrun ğayru mamnûn
İman edip sâlih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.
Okunuş, Qabas tarafından Arapça metinden yazılmış bir okuma yardımıdır. Doğru telaffuz için Arap harflerini ve tecvidi öğrenin.
İnşikak Suresi 25 ayettir. Kur'an-ı Kerim'in 84. suresidir.
İnşikak Suresi Mekki bir suredir.
İnşikak Suresi 30. cüzdedir.
Evet. Bu sayfanın üstündeki başlat düğmesine basın veya istediğiniz ayetten başlayın. Qabas uygulamasında sureyi çevrimdışı dinlemek için indirebilirsiniz.