وَإِذۡ قُلۡنَا لِلۡمَلَٰٓئِكَةِ ٱسۡجُدُواْ لِأٓدَمَ فَسَجَدُوٓاْ إِلَّآ إِبۡلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلۡجِنِّ فَفَسَقَ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِۦٓۗ أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِي وَهُمۡ لَكُمۡ عَدُوُّۢۚ بِئۡسَ لِلظَّٰلِمِينَ بَدَلٗا ٥٠
Va iz kulnâ lil-malâ'ikatiscudû li'âdama fasacadû illâ iblîsa kâna minal-cinni fafasaka 'an amri rabbihî afatattahizûnahû vazurriyyatahû avliyâ'a min dûnî vahum lakum 'aduvvu bi sa liz-zâlimîna badalâ
Hani biz meleklere: Âdem'e secde edin, demiştik; İblis hariç olmak üzere, onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi; İblis Rabbinin emrinden çıkmıştı. (Ey insan oğulları!) Şimdi beni bırakıp da sizin düşmanınız olduğu halde bu İblis'i ve onun soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Zalimler için bu (Allah'a itaati bırakarak İblis'e uymak) ne fena bir değişmedir!
Tefsir
-Ey Resul!- Meleklere: "Âdem'e secde edin!" dediğimizde, hemen meleklerin hepsi Rablerinin emrine uyarak selamlama secdesi yaptılar. Ancak İblis secde etmedi. O İblis cinlerdendi, meleklerden değildi. Secde etmeye karşı kibirlendi ve Rabbine itaat etme emrinin dışına çıktı. -Ey insanlar!- Şimdi beni bırakıp da onu ve soyunu size düşman olmalarına rağmen dost mu ediniyorsunuz? Düşmanlarınızı kendinize nasıl dost ediniyorsunuz? Allah Teâlâ'nın dostluğu yerine şeytanı kendilerine dost edinen zalimlerin yaptıkları ne kötüdür ve ne çirkin bir iştir?