وَلَا تَأۡكُلُواْ مِمَّا لَمۡ يُذۡكَرِ ٱسۡمُ ٱللَّهِ عَلَيۡهِ وَإِنَّهُۥ لَفِسۡقٞۗ وَإِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰٓ أَوۡلِيَآئِهِمۡ لِيُجَٰدِلُوكُمۡۖ وَإِنۡ أَطَعۡتُمُوهُمۡ إِنَّكُمۡ لَمُشۡرِكُونَ ١٢١
Valâ ta'kulû mimmâ lam yuzkarismullâhi 'alayhi va innahû lafiskun va innaş-şayâtîna layûhûna ilâ avliyâ'ihim liyucâdilûkum va in ata'tumûhum innakum lamuşrikûn
Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz.
Tefsir
-Ey Müslümanlar!- Üzerine Allah’tan başkasının adı zikredilmiş olsun veya olmasın, üzerine Allah’ın adı zikredilmeyen hayvanlardan yemeyin. Elbette onlardan yemek, Allah’a itaat etmekten ayrılıp günaha girmektir. Muhakkak şeytanlar, sizlerle mücadele etmesi için dostlarına ölü eti yemenize dair sizlere şüpheler atmasını fısıldarlar. -Ey Müslümanlar!- Size atmış olduğu bu şüphelerde -leşin helal olduğuna dair- eğer onlara itaat ederseniz, sizler ve onlar Allah’a ortak koşmada eşit olursunuz.