۞ فَمَا لَكُمۡ فِي ٱلۡمُنَٰفِقِينَ فِئَتَيۡنِ وَٱللَّهُ أَرۡكَسَهُم بِمَا كَسَبُوٓاْۚ أَتُرِيدُونَ أَن تَهۡدُواْ مَنۡ أَضَلَّ ٱللَّهُۖ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ سَبِيلٗا ٨٨
Famâ lakum fil-munâfikîna fi atayni vallâhu arkasahum bimâ kasabû aturîdûna an tahdû man adallallâhu vaman yudlilillâhu falan tacida lahû sabîlâ
Size ne oldu da münafıklar hakkında (ihtilâfa düşüp) iki grup oluyorsunuz? Halbuki Allah onları kendi ettikleri yüzünden baş aşağı etmiştir (küfürlerine döndürmüştür). Allah'ın saptırdığını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığı kimse için (kurtuluşa) asla bir yol bulamazsın.
Tefsir
Ey Müminler! Sizin sorununuz nedir ki münafıklara karşı muamele hususunda; birinin, küfürleri sebebiyle onlarla savaşalım dediği, diğerinin ise imanları sebebiyle onlarla savaşmayalım dediği ayrı iki grup oldunuz? Onlar hakkında ayrılığa düşmeniz doğru değildir. Yaptıkları amelleri sebebiyle Allah onları küfür ve sapıklığa geri döndürdü. Sizler Allah’ın hakkı bulmaya muvaffak kılmadığı kimseyi doğru yola mı iletmek istiyorsunuz? Allah’ın saptırdığı kimseyi doğru yola ulaştıracak bir yol bulamazsınız.