إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُواْ وَأَصۡلَحُواْ وَٱعۡتَصَمُواْ بِٱللَّهِ وَأَخۡلَصُواْ دِينَهُمۡ لِلَّهِ فَأُوْلَٰٓئِكَ مَعَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۖ وَسَوۡفَ يُؤۡتِ ٱللَّهُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ أَجۡرًا عَظِيمٗا ١٤٦
Illal-lazîna tâbû va aslahû va'tasamû billâhi va ahlasû dînahum lillâhi fa ulâ'ika ma'al-mu'minîna vasavfa yu'tillâhul-mu'minîna acran 'azîmâ
Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.
Tefsir
Nifaklarından Allah’a tövbe ederek dönen, kalplerini ıslah ederek Allah’ın ahdine tutunan ve amellerini riyadan arındırarak sadece Allah için halis kılanlar bundan müstesnadır. İşte bu sıfatlarla nitelenen kimseler dünya ve ahirette Müminlerle beraberlerdir. Yüce Allah Müminlere çok büyük bir mükâfat verecektir.