إِنَّ ٱلَّذِي فَرَضَ عَلَيۡكَ ٱلۡقُرۡءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٖۚ قُل رَّبِّيٓ أَعۡلَمُ مَن جَآءَ بِٱلۡهُدَىٰ وَمَنۡ هُوَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٖ ٨٥
Innal-lazî farada 'alaykal-kur'âna larâdduka ilâ ma'âdin kur rabbî a'lamu man câ'a bil-hudâ vaman huva fî dalâlim mubîn
(Rasûlüm!) Kur’an'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah, elbette seni (yine) dönülecek yere döndürecektir. De ki: Rabbim, kimin hidayeti getirdiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir.
Tefsir
Sana Kur’an’ı indiren, tebliğ edilmesini ve içinde bulunanlarla amel etmeyi farz kılan, elbette seni bir fatih olarak Mekke’ye geri döndürecektir. -Ey Peygamber!- Müşriklere de ki: "Kimin hidayetle geldiğini, kimin de hidayet ve haktan açıkça sapmış olduğunu en iyi Rabbim bilir."