مَن جَآءَ بِٱلۡحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَيۡرٞ مِّنۡهَاۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجۡزَى ٱلَّذِينَ عَمِلُواْ ٱلسَّيِّـَٔاتِ إِلَّا مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ٨٤
Man câ'a bil-hasanati falahû hayrum minhâ vaman câ'a bis-sayyi'ati falâ yuczal-lazîna 'amilus-sayyi'âti illâ mâ kânû ya'malûn
Kim bir iyilik getirirse ona bundan daha hayırlı karşılık vardır. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.
Tefsir
Kıyamet günü kim bir iyilikle -namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak ve diğer ibadetler ile- gelirse, o kimseye bu iyiliğinin daha hayırlı bir karşılığı verilir. Çünkü o iyiliği on misline kadar kat kat arttırılır. Kim de kıyamet günü bir kötülükle -küfür, faiz yemek, zina etmek veya bunlardan başka amellerle- gelirse, o kötülükleri işleyenler hiç arttırılmadan yalnızca yapmış olduklarının aynısıyla cezalandırılırlar.