لَّا يَتَّخِذِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَوۡلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَۖ وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ فَلَيۡسَ مِنَ ٱللَّهِ فِي شَيۡءٍ إِلَّآ أَن تَتَّقُواْ مِنۡهُمۡ تُقَىٰةٗۗ وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفۡسَهُۥۗ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلۡمَصِيرُ ٢٨
Llâ yattahizil-mu'minûnal-kâfirîna avliyâ'a min dûnil-mu'minîna vaman yaf'al zâlika falaysa minallâhi fî şay'in illâ an tattakû minhum tukâtan vayuhazzirukumullâhu nafsahû va ilallâhil-masîr
Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur. Ancak kâfirlerden gelebilecek bir tehlikeden sakınmanız başkadır. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Dönüş yalnız Allah’adır.
Tefsir
Ey Müminler! Sakın Müminleri bırakıp da sevip, yardım ederek kâfirleri veli/dost edinmeyin. Kim bunu yaparsa, Allah’tan uzaklaşmış, Allah da ondan uzaklaşmıştır. Ancak onların hükümranlığında olmanız ve size gelebilecek tehlikelerden korunmanız başkadır. Onlara karşı düşmanlığı gizlemekle birlikte onların eziyetlerinden korunmak için onlara karşı yumuşak söz söylemenizde ve yumuşak davranmanızda bir sıkıntı yoktur. Allah, sizi kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Sakın O'na isyan ederek gazabına uğramayın. Kıyamet günü amellerinin karşılığını kendilerine vermek üzere kulların dönüşü sadece Allah’adır.