وَلَقَدۡ جِئۡتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقۡنَٰكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَتَرَكۡتُم مَّا خَوَّلۡنَٰكُمۡ وَرَآءَ ظُهُورِكُمۡۖ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمۡ شُفَعَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ زَعَمۡتُمۡ أَنَّهُمۡ فِيكُمۡ شُرَكَٰٓؤُاْۚ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيۡنَكُمۡ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمۡ تَزۡعُمُونَ ٩٤
Valakad ci'tumûnâ furâdâ kamâ halaknâkum avvala marratin vataraktum mâ havvalnâkum varâ'a zuhûrikum vamâ narâ ma'akum şufa'â'akumul-lazîna za'amtum annahum fîkum şurakâ'u lakat takatta'a baynakum vadalla 'ankum mâ kuntum taz'umûn
İşte sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz; (dünyada iken size verdiklerimizi arkanızda bıraktınız. Ne var ki (Allah'a) kendiniz için ortak oldukları iddiasında bulunduğunuz şefaatçilerinizi beraberinizde göremiyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş; (sizin için şefaatçi olduklarını) iddia ettikleriniz sizden uzaklaşıp gitmiştir.
Tefsir
Onlara tekrar diriliş gününde şöyle denilir: Bugün bizim yanımıza teker teker, yanınızda mallarınız ve önderliğiniz olmadan aynı sizi ilk yarattığımız gibi ayaklarınız yalın ve sünnetsiz olarak geldiniz. Size rağmen, size verdiklerimizi dünyada arkanızda bıraktınız. Bugün sizin için aracı olduklarını iddia ettiğiniz ve ibadeti hak ettiklerini iddia ederek Allah'a ortak koştuğunuz ilahlarınızın sizinle beraber olmadıklarını görüyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve onları Allah'ın ortakları görüp sizin için şefaatçi olacakları iddialarınız sizden uzaklaşıp gitmiştir.