مَا تَذَرُ مِن شَيۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ ٤٢
Mâ tazaru min şay'in atat 'alayhi illâ ca'alathu kar-ramîm
Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.
Tefsir
Uğradığı hiçbir canlıyı ve malı yok etmeden gitmiyordu ve paramparça çürümüş hale getiriyordu.