وَيَوۡمَ يَحۡشُرُهُمۡ كَأَن لَّمۡ يَلۡبَثُوٓاْ إِلَّا سَاعَةٗ مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيۡنَهُمۡۚ قَدۡ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُواْ مُهۡتَدِينَ ٤٥
Vayavma yahşuruhum ka al lam yalbasû illâ sâ'atam minan-nahâri yata'ârafûna baynahum kad hasiral-lazîna kazzabû bilikâ'illâhi vamâ kânû muhtadîn
Allah'ın onları, sanki günün ancak bir saati kadar kaldıklarını zanneder vaziyette yeniden diriltip toplayacağı gün aralarında birbirleriyle tanışırlar. Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar elbette zarara uğramışlardır. Zira onlar doğru yola gitmemişlerdi.
Tefsir
Yüce Allah, kıyamet günü insanları topladığında onlar, dünya ve berzah hayatlarında gündüzden belirli bir vakit kalmış gibi olacaklardır. Daha fazla değil. O gün orada birbirlerini tanırlar. Sonra kıyamet gününün şiddetinden ve zorluğundan dolayı birbirlerini tanımaları kesiliverir. Kıyamet günü Rableri ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Dünyada iken yeniden dirilmeye iman edenlerden olsalardı hüsrandan kurtulacaklardı.