إِنَّ ٱللَّهَ يُدۡخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يَتَمَتَّعُونَ وَيَأۡكُلُونَ كَمَا تَأۡكُلُ ٱلۡأَنۡعَٰمُ وَٱلنَّارُ مَثۡوٗى لَّهُمۡ ١٢
Innallâha yudhilul-lazîna âmanû va'amilus-sâlihâti cannâtin tacrî min tahtihal-anhâru vallazîna kafarû yatamatta'ûna vaya'kulûna kamâ ta'kulul-an'âmu van-nâru masval lahum
Muhakkak ki Allah, inanıp iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar; inkâr edenler ise (dünyadan) faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Onların yeri ateştir.
Tefsir
Şüphesiz Allah Teâlâ, Allah'a ve resulüne iman edip salih ameller işleyenleri sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah'ı ve Allah'ın resulünü inkâr edenlere gelince onlar, dünyada arzularına göre istifade ederler. Hayvanların yedikleri gibi yerler. Onların, karınları ve cinsel arzuları dışında bir kaygıları yoktur. Kıyamet günü onların varıp yerleşeceği yer ateştir.