وَبَدَا لَهُمۡ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواْ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ٤٨
Vabadâ lahum sayyi'âtu mâ kasabû vahâka bihim mâ kânû bihî yastahzi'ûn
Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alaya aldıkları şey, kendilerini sarmıştır.
Tefsir
Şirk ve günahlardan kazandıkları kötülükler açığa çıkmış, Dünyada kendisi ile korkutuldukları zaman alay ettikleri azap kendilerini kuşatıvermiştir.