ٱلۡخَبِيثَٰتُ لِلۡخَبِيثِينَ وَٱلۡخَبِيثُونَ لِلۡخَبِيثَٰتِۖ وَٱلطَّيِّبَٰتُ لِلطَّيِّبِينَ وَٱلطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَٰتِۚ أُوْلَٰٓئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَۖ لَهُم مَّغۡفِرَةٞ وَرِزۡقٞ كَرِيمٞ ٢٦
Al-habîsâtu lil-habîsîna val-habîsûna lil-habîsâti vat-tayyibâtu lit-tayyibîna vat-tayyibûna lit-tayyibâti ulâ'ika mubarra'ûna mimmâ yakûlûna lahum mağfiratun varizkun karîm
Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler ise kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır. Bu sonuncular, (iftiracıların) söylediklerinden çok uzaktırlar. Kendileri için bağışlanma ve güzel bir rızık vardır.
Tefsir
Her kötü erkek ve her kötü kadın, her kötü söz ve fiil kötülere yaraşır. Aynı şekilde her temiz olan da temiz olana yaraşır. Temiz olan kimseler, kötü olan kadınların ve erkeklerin söylediklerinden uzaktırlar. (Temiz olan) Bu kimseler için Allah'tan bir bağışlanma vardır. Allah, mağfireti ile onları affedecektir. Yine onlar için güzel bir rızık vardır ki, o rızık cennettir.