فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ مَكۡرِهِمۡ أَنَّا دَمَّرۡنَٰهُمۡ وَقَوۡمَهُمۡ أَجۡمَعِينَ ٥١
Fanzur kayfa kâna 'âkibatu makrihim annâ dammarnâhum vakavmahum acma'în
Bak işte, tuzaklarının âkıbeti nice oldu: Onları da, (kendilerine uyan) kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik!
Tefsir
-Ey Resul!- Kurmuş oldukları tuzaklarının ve planlarının sonu nasıl oldu? Bir bak! Muhakkak ki biz, onları ve toplumlarını kendi katımızdan bir azapla tamamen yok ettik.