فَجَعَلۡنَٰهَا نَكَٰلٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهَا وَمَا خَلۡفَهَا وَمَوۡعِظَةٗ لِّلۡمُتَّقِينَ ٦٦
Faca'alnâhâ nakâlal limâ bayna yadayhâ vamâ halfahâ vamav'izatal lil-muttakîn
Biz bu (maymunlaşmış insanları) hadiseyi bizzat görenler ve sonradan gelenler için bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.
Tefsir
Biz bu köyü etrafındaki köylere ve onlardan sonra geleceklere ibret olarak kıldık. Öyle ki; o köy halkının yaptıklarını yapıp aynı cezayı hak etmesinler. Allah’ın azabından ve koyduğu sınırları aşmaktan korkan takva sahipleri için de bir öğüt vesilesi kıldık.