إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰٓ أَهۡلِ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِ رِجۡزٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُواْ يَفۡسُقُونَ ٣٤
Innâ munzilûna 'alâ ahli hâzihil-karyati riczam minas-samâ'i bimâ kânû yafsukûn
«Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz.»
Tefsir
Biz, bu kentin ahlaksızlık yapan ahalisinin üzerine gökyüzünden azap indireceğiz. O azap, sert çamurdan oluşan taşlardır. İşledikleri çirkin hayasızlıktan ötürü Allah’a itaat etmekten ayrılmışlar ve bu cezayı hak etmişlerdir. Onların işlediği bu hayasızlık, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşmalarıdır.