يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱسۡتَجِيبُواْ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمۡ لِمَا يُحۡيِيكُمۡۖ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيۡنَ ٱلۡمَرۡءِ وَقَلۡبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ ٢٤
Yâ'ayyuhal-lazîna âmanustacîbû lillâhi valir-rasûli izâ da'âkum limâ yuhyîkum va'lamû annallâha yahûlu baynal-mar'i vakalbihî va annahû ilayhi tuhşarûn
Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeye davet ettiklerinde Allah'a ve Rasûlüne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz, mutlaka O'na varıp toplanacaksınız.
Tefsir
Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Size hayat verecek şeylere sizi davet ettiği zaman emrettiklerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Yüce Allah'a ve resulüne icabet ediniz. Kuşkusuz Allah'ın her şeye kadir olduğuna içtenlikle iman ediniz. Siz hakkı reddettikten sonra, O sizinle hakka uymanız arasına girmeye kadirdir. O'na dönmeye acele etmelisiniz. Kıyamet gününde yalnız Allah'ın huzurunda toplanacağınıza kesin olarak iman ediniz. Zira O, dünyada yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını size verecektir.