يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡأَنفَالِۖ قُلِ ٱلۡأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِۖ فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَأَصۡلِحُواْ ذَاتَ بَيۡنِكُمۡۖ وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ ١
Yas'alûnaka 'anil-anfâli kulil-anfâlu lillâhi var-rasûli fattakullâha va aslihû zâta baynikum va atî'ullâha varasûlahû in kuntum mu'minîn
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.
Tefsir
Ey Resul! Ashabın: "Ganimetlerin taksim edilmesi nasıl olur ve taksim edilen ganimetler kimlere verilir? diye sana soruyorlar. Ey Resul! Onların sorularına cevap olarak şöyle de: Ganimetler, Allah'a ve resulüne aittir. Ganimetlerin tasarruf ve dağıtımındaki hüküm Allah'a ve resulüne aittir. Sizin üzerinize düşen sadece boyun eğip teslim olarak Yüce Allah'tan korkmanızdır. Ey Müminler! Allah'ın emirlerine uyarak, yasaklarından kaçınarak Yüce Allah'tan korkun. Aranızdaki ayrılık ve düşmanlığı, sevgiyle, birbirinizle bağlarınızı devam ettirerek, güzel ahlak ve affedici olarak ıslah ediniz. Eğer gerçekten Müminseniz; Allah'ın ve resulünün itaatine bağlı kalınız. Çünkü iman, itaat etmeyi ihya edip harekete geçirir, isyan etmekten ve günah işlemekten alıkoyar. Bu soru sorma hadisesi Bedir savaşının ardında gerçekleşmiştir.