وَلَوۡ أَنَّآ أَهۡلَكۡنَٰهُم بِعَذَابٖ مِّن قَبۡلِهِۦ لَقَالُواْ رَبَّنَا لَوۡلَآ أَرۡسَلۡتَ إِلَيۡنَا رَسُولٗا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبۡلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخۡزَىٰ ١٣٤
Valav annâ ahlaknâhum bi'azâbim min kablihî lakâlû rabbanâ lavlâ arsalta ilaynâ rasûlan fanattabi'a âyâtika min kabli an nazilla vanahzâ
Eğer biz, bundan (Kur'an'dan) önce onları bir azapla helâk etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: Ya Rabbi! Bize bir elçi gönderseydin de, şu aşağılığa ve rüsvalığa düşmeden önce âyetlerine uysaydık!
Tefsir
Şayet biz, kendilerine kitap indirmeden ve peygamber göndermeden küfür ve inatlarından dolayı Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayanları azabın inmesi ile helak etseydik, kıyamet günü küfürlerine özür bularak: "Ey Rabbimiz! Dünyada iken bize bir resul gönderseydin ona iman eder, azabından dolayı bize alçaklık ve bedbahtlık isabet etmeden önce onun getirdiği ayetlere ittiba ederdik." derlerdi.