وَقَالُواْ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي صَدَقَنَا وَعۡدَهُۥ وَأَوۡرَثَنَا ٱلۡأَرۡضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ ٱلۡجَنَّةِ حَيۡثُ نَشَآءُۖ فَنِعۡمَ أَجۡرُ ٱلۡعَٰمِلِينَ ٧٤
Vakâlul-hamdu lillâhil-lazî sadakanâ va'dahû va avrasanal-arda natabavva'u minal-cannati haysu naşâ'u fani'ma acrul-'âmilîn
Onlar: «Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah’a hamdolsun. İyi amelde bulunanların mükâfatı ne güzelmiş!» derler.
Tefsir
Müminler, cennete girdiklerinde şöyle demişlerdir: "Resullerinin dili ile bize verdiği sözü yerine getiren Yüce Allah'a hamdolsun! Ant olsun ki bize cennete girmeyi vadetti ve bizi cennet arazisine mirasçı kıldı. Burada dilediğimiz yerde konaklayacağız. Rablerinin yüzünü arzulayarak salih amelleri işleyenlerin mükâfatı ne güzeldir."