وَقُلِ ٱعۡمَلُواْ فَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمۡ وَرَسُولُهُۥ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۖ وَسَتُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ١٠٥
Vakuli'malû fasayarallâhu 'amalakum varasûluhû val-mu'minûna vasaturaddûna ilâ 'âlimil-ğaybi vaş-şahâdati fayunabbi'ukum bimâ kuntum ta'malûn
De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Rasûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.
Tefsir
-Ey Peygamber!- Cihattan geri kalanlara ve günahlarından tövbe edenlere de ki; kaçırdığınız cihadı telafi edin, amellerinizi Allah’a halis kılın ve Allah’ı razı edecek amelleri yapın. Allah, rasulü ve müminler de amellerinizi göreceklerdir. Kıyamet günü her şeyi bilen Rabbinize döndürüleceksiniz. O, sizin gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilendir. Size Dünyada yaptıklarınızı haber verecek ve bu yaptıklarınızın karşılığını verecektir.