وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ يَٰقَوۡمِ لِمَ تُؤۡذُونَنِي وَقَد تَّعۡلَمُونَ أَنِّي رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُمۡۖ فَلَمَّا زَاغُوٓاْ أَزَاغَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمۡۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡفَٰسِقِينَ ٥
Va iz kâla mûsâ likavmihî yâkavmi lima tu'zûnanî vakat ta'lamûna annî rasûlullâhi ilaykum falammâ zâğû azâğallâhu kulûbahum vallâhu lâ yahdil-kavmal-fâsikîn
Bir zaman Musa kavmine: Ey kavmim! Benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz? demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı. Allah, fâsıklar topluluğunu doğru yola iletmez.
Tefsir
-Ey Peygamber!- Musa -aleyhisselam-'ın kavmine şöyle dediği zamanı hatırla: "Ey kavmim! Benim size gönderilen Allah’ın elçisi olduğumu bildiğiniz halde ne diye emirlerime muhalefet ederek bana eziyet ediyorsunuz?" Onlar kendilerine gelen haktan meyledip sapınca, Allah da onların kalplerini haktan ve doğru yoldan saptırdı. Yüce Allah, taatinden çıkan bir kavmi hakka iletmez.