أَمۡ لَهُمۡ نَصِيبٞ مِّنَ ٱلۡمُلۡكِ فَإِذٗا لَّا يُؤۡتُونَ ٱلنَّاسَ نَقِيرًا ٥٣
Am lahum nasîbum minal-mulki fa izal lâ yu'tûnan-nâsa nakîrâ
Yoksa onların mülkten (hükümranlıktan) bir nasipleri mi var? Öyle olsaydı (kendi cimrilikleri sebebiyle) insanlara bir çekirdek üzerindeki kırıntıyı dahi vermezlerdi.
Tefsir
Onların hükümdarlıkta hiçbir nasipleri yoktur. Şayet onların böyle bir payları olsaydı, hiç kimseye hurma çekirdeğinin üzerindeki nokta kadar dahi bir şey vermezlerdi.