وَلِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَلَقَدۡ وَصَّيۡنَا ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلِكُمۡ وَإِيَّاكُمۡ أَنِ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَۚ وَإِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدٗا ١٣١
Valillâhi mâ fis-samâvâti vamâ fil-ardi valakad vassaynal-lazîna ûtul-kitâba min kablikum va iyyâkum anit-takullâha va in takfurû fa inna lillâhi mâ fis-samâvâti vamâ fil-ardi vakânallâhu ğaniyyan hamîdâ
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size, Allah'tan korkmanızı emrettik. Eğer küfrederseniz (biliniz ki) göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Ve Allah, (kullarından) müstağnîdir, ziyadesiyle hamd olunmaya da lâyıktır.
Tefsir
Göklerde, yerde ve ikisinin arasında her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah’a aittir. Yahudi ve Hristiyan olan ehlikitap'tan ve sizlerden de Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınacağınıza dair söz aldık. Bu sözünüzü inkâr ederseniz kendinizden başkasına bir zarar veremezsiniz. Allah’ın sizin ibadetlerinize ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nun mülküdür. O'nun hiçbir mahlukatına ihtiyacı yoktur. O bütün sıfatları ve fiilleriyle övülmüştür.