أَمَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَنۢبَتۡنَا بِهِۦ حَدَآئِقَ ذَاتَ بَهۡجَةٖ مَّا كَانَ لَكُمۡ أَن تُنۢبِتُواْ شَجَرَهَآۗ أَءِلَٰهٞ مَّعَ ٱللَّهِۚ بَلۡ هُمۡ قَوۡمٞ يَعۡدِلُونَ ٦٠
Amman halakas-samâvâti val-arda va anzala lakum minas-samâ'i mâ'an fa ambatnâ bihî hadâ'ika zâta bahcatim mâ kâna lakum an tumbitû şacarahâ a'ilâhum ma'allâhi bal hum kavmun ya'dilûn
(Onlar mı hayırlı) yoksa gökleri ve yeri yaratan, gökten size su indiren mi? O suyla, bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği güzel güzel bahçeler bitirdik. Allah'tan başka bir ilah mı var! Doğrusu onlar sapıklıkta devam eden bir güruhtur.
Tefsir
(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa gökleri ve yeri bir benzeri olmadan yaratan, üzerinize yağmur olarak su indiren, bu suyla sizlere nice güzellik ve iyiliklerle dolu bahçeler bitiren (Allah) mı? Sizler acizliğinizden dolayı bu bahçelerde bir ağaç bile bitiremezsiniz. Onları bitiren Yüce Allah’tır. Yoksa Allah’la beraber bunları yapan başka bir mabut mu var? Hayır. Bilakis onlar, adaletsizce yaratan ile yaratılanı birbirine denk tutan ve haktan sapmış bir topluluktur.