أَمۡ أَمِنتُمۡ أَن يُعِيدَكُمۡ فِيهِ تَارَةً أُخۡرَىٰ فَيُرۡسِلَ عَلَيۡكُمۡ قَاصِفٗا مِّنَ ٱلرِّيحِ فَيُغۡرِقَكُم بِمَا كَفَرۡتُمۡ ثُمَّ لَا تَجِدُواْ لَكُمۡ عَلَيۡنَا بِهِۦ تَبِيعٗا ٦٩
Am amintum an yu'îdakum fîhi târatan uhrâ fayursila 'alaykum kâsifam minar-rîhi fayuğrikakum bimâ kafartum summa lâ tacidû lakum 'alaynâ bihî tabî'â
Yahut O'nun, sizi bir kez daha oraya (denize) gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak, inkâr etmiş olmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra, bundan dolayı kendinize (intikamınızı almak için) bizi arayıp soracak bir destekçi de bulamazsınız.
Tefsir
Yoksa sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve böylece sizi, önceden felaketten kurtarmasından sonra Allah'ın nimetine karşı nankörlük etmeniz sebebiyle sizi suda boğmayacağından emin misiniz? Sonra da bize karşı, sizin öcünüzü alacak bir yardımcı da bulamazsınız.