فَجَعَلۡنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةٗ مِّن سِجِّيلٍ ٧٤
Faca'alnâ 'âliyahâ sâfilahâ va amtarnâ 'alayhim hicâratam min siccîl
Böylece ülkelerinin üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Tefsir
Altını üstüne getirerek şehirlerini ters çevirdik ve üzerlerine sertleşmiş çamurdan taşlar yağdırdık.