وَقَالُواْ مَالِ هَٰذَا ٱلرَّسُولِ يَأۡكُلُ ٱلطَّعَامَ وَيَمۡشِي فِي ٱلۡأَسۡوَاقِ لَوۡلَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مَلَكٞ فَيَكُونَ مَعَهُۥ نَذِيرًا ٧
Vakâlû mâli hâzar-rasûli ya'kulut-ta'âma vayamşî fil-asvâki lavlâ unzila ilayhi malakun fayakûna ma'ahû nazîrâ
Onlar (bir de) şöyle dediler: Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilmeli, kendisiyle birlikte o da uyarıcı olmalıydı!
Tefsir
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'i yalanlayan müşrikler şöyle dediler: "Diğer insanlar gibi yemek yiyen ve çarşılarda geçineceği ihtiyacını temin etmek için dolaşan ve kendisinin Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu iddia eden bu kimse nasıl bir peygamber olabilir? Allah, bu peygamber ile birlikte ona yardım edecek ve onu doğrulayacak bir melek indirmeli değil miydi?"