وَإِذۡ قُلۡنَا ٱدۡخُلُواْ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةَ فَكُلُواْ مِنۡهَا حَيۡثُ شِئۡتُمۡ رَغَدٗا وَٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا وَقُولُواْ حِطَّةٞ نَّغۡفِرۡ لَكُمۡ خَطَٰيَٰكُمۡۚ وَسَنَزِيدُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٥٨
Va iz kulnadhulû hâzihil-karyata fakulû minhâ haysu şi'tum rağadan vadhulul-bâba succadan vakûlû hittatun nağfir lakum hatâyâkum vasanazîdul-muhsinîn
(İsrâiloğullarına:) Bu kasabaya girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yiyin, kapısından secde ederek (eğilerek) girin, (girerken) «Hıtta!» (Yâ Rabbi bizi affet) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayalım; zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik.
Tefsir
Size, Beytul Makdis'e girin, dilediğiniz yerde istediğiniz güzel şeylerden bol bol afiyetle yiyin. Oraya girerken Allah'a secde ederek/boynu bükük, zelil olun, Allah'tan: "Rabbimiz günahlarımızı bağışla" diyerek isteyin size icabet edelim. Amellerinde güzel davrananların mükâfatını güzelliklerinden dolayı arttıracağız dediğimiz zaman Allah'ın size bahşetmiş olduğu nimetlerini hatırlayın.