إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ٢٧٧
Innal-lazîna âmanû va'amilus-sâlihâti va akâmus-salavâta va âtavuz-zakavâta lahum acruhum 'inda rabbihim valâ havfun 'alayhim valâ hum yahzanûn
İman edip salih amel işleyenler, namazı dosdoğru kılanlar ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.
Tefsir
Şüphesiz Allah'a iman edip resulüne tabi olanlar, salih amel işleyenler, namazı Allah'ın emrettiği gibi tam bir şekilde kılanlar ve zekâtı hak eden kimselere verenler için Rableri katında mükâfatları vardır. Karşılaşacakları şeylere dair onlar için bir korku yoktur ve onlar gelip geçen dünya ve onun nimetleri hususunda da mahzun olmayacaklardır.