فَلَمَّا كَشَفۡنَا عَنۡهُمُ ٱلرِّجۡزَ إِلَىٰٓ أَجَلٍ هُم بَٰلِغُوهُ إِذَا هُمۡ يَنكُثُونَ ١٣٥
Falammâ kaşafnâ 'anhumur-ricza ilâ acalin hum bâliğûhu izâ hum yankusûn
Biz, ulaşacakları bir müddete kadar onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden dönüverdiler.
Tefsir
Suda boğulup helak olmadan önce belirli müddete kadar azabı onlardan kaldırdığımızda, iman edeceklerine ve İsrailoğulları'nı göndereceklerine dair verdikleri sözlerini bozdular. Küfürlerine devam ettiler ve Musa -aleyhisselam- ile İsrailoğulları'nı beraber serbest bırakıp göndermekten vazgeçtiler.