وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُبَوِّئَنَّهُم مِّنَ ٱلۡجَنَّةِ غُرَفٗا تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ نِعۡمَ أَجۡرُ ٱلۡعَٰمِلِينَ ٥٨
Vallazîna âmanû va'amilus-sâlihâti lanubavvi'annahum minal-cannati ğurafan tacrî min tahtihal-anhâru hâlidîna fîhâ ni'ma acrul-'âmilîn
İman edip salih ameller işleyenler, (evet) muhakkak ki onları, içinde ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennet köşklerine yerleştireceğiz. (Böyle iyi) işler yapanların mükâfatı ne güzeldir!
Tefsir
Allah'a iman eden ve kendilerini Allah'a yakınlaştıran salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan Cennet'teki yüksek köşklere yerleştireceğiz. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Orada fani olmak yoktur. Allah'a itaat ile amel edenlerin karşılığı olan bu mükâfat ne güzeldir.