وَلَقَدۡ كُذِّبَتۡ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِكَ فَصَبَرُواْ عَلَىٰ مَا كُذِّبُواْ وَأُوذُواْ حَتَّىٰٓ أَتَىٰهُمۡ نَصۡرُنَاۚ وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِ ٱللَّهِۚ وَلَقَدۡ جَآءَكَ مِن نَّبَإِيْ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ٣٤
Valakad kuzzibat rusulum min kablika fasabarû 'alâ mâ kuzzibû va ûzû hattâ atâhum nasrunâ valâ mubaddila likalimâtillâhi valakad câ'aka min naba'il-mursalîn
Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Onlar, yaIanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler, sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah’ın (Muhammed'e (sav) olan yardım vaadi hususundaki) sözlerini değiştirebilecek (hiçbir kuvvet) yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi.
Tefsir
Onların seni yalanlamaları sadece sana özel değildir. Muhakkak senden önceki resuller de yalanlandılar ve kavimleri onlara eziyet etti. Kendilerine Allah'tan yardım gelinceye kadar bunlara karşı Allah yolunda cihat ederek ve davette sabır göstererek göğüs gerdiler. Allah'ın yazmış olduğu zaferi hiçbir kimse değiştiremez. Nitekim Yüce Allah zaferi resullerine vadetmiştir. -Ey Resul!- Senden önce gönderilen resullerin haberleri ve kavimlerinin onlara neler çektirdikleri ve Yüce Allah'ın onların düşmanlarını helak ederek zafer bahşetmesi sana ulaşmıştır.