فَلَمَّا جَآءَ أَمۡرُنَا جَعَلۡنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهَا حِجَارَةٗ مِّن سِجِّيلٖ مَّنضُودٖ ٨٢
Falammâ câ'a amrunâ ca'alnâ 'âliyahâ sâfilahâ va amtarnâ 'alayhâ hicâratam min siccîlim mandûd
Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırdık.
Tefsir
Lût kavminin helak edileceğine dair emrimiz gelince onların şehirlerini yukarı kaldırarak altını üstüne çevirdik ve onların üzerine sıralı bir şekilde birbiri ardınca gelen katılaşmış taşlar yağdırdık.