أَفَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ فَرَءَاهُ حَسَنٗاۖ فَإِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۖ فَلَا تَذۡهَبۡ نَفۡسُكَ عَلَيۡهِمۡ حَسَرَٰتٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمُۢ بِمَا يَصۡنَعُونَ ٨
Afaman zuyyina lahû sû'u 'amalihî fara'âhu hasanan fa innallâha yudillu man yaşâ'u vayahdî man yaşâ'u falâ tazhab nafsuka 'alayhim hasarâtin innallâha 'alîmu bimâ yasna'ûn
Kötü işi kendisine güzel gösterilip de onu güzel gören kimse (kötülüğü hiç istemeyen kimseye benzer) mi? Allah dilediğini sapıklığa yöneltir, dilediğini doğru yola iletir. O halde onlar için üzülerek kendini helak etme. Şüphesiz Allah, onların ne yaptıklarını hakkıyla bilendir.
Tefsir
Şeytanın, kötü amelini kendisine güzel gösterdiği ve bundan dolayı yaptığının iyi olduğuna itikat eden kimse, Allah'ın kendisine hakkı süsleyip de onun hak olduğuna itikat eden kimse ile bir değildir. Şüphesiz Allah; dilediğini saptırır ve dilediğine ise hidayet eder. O'nu (bir şeyi yapmaya) zorlayacak kimse yoktur. Ey Resul! Sapmış olan kimselerin sapıklığına üzülerek kendini helak etme! Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir. Yaptıkları hiçbir şey O'na gizli kalmaz.