لَا يَسۡتَـٔۡذِنُكَ ٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ أَن يُجَٰهِدُواْ بِأَمۡوَٰلِهِمۡ وَأَنفُسِهِمۡۗ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِٱلۡمُتَّقِينَ ٤٤
Lâ yasta'zinukal-lazîna yu'minûna billâhi val-yavmil-âhiri an yucâhidû bi amvâlihim va anfusihim vallâhu 'alîmu bil-muttakîn
Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah takvâ sahiplerini pek iyi bilir.
Tefsir
-Ey Resul!- Allah'ın yolunda malları ve canları ile cihattan geri kalmak için senden izin istemeleri sadık bir iman ile Allah'a ve kıyamet gününe iman edenlerin yapacakları bir şey değildir. Bilakis onlar; Müminler ne zaman seferberlik ilan ederlerse onlar da onlarla beraber sefer ederler. Malları ve canları ile cihat ederler. Allah, onları seninle beraber cihada çıkmaktan alıkoyan (Gerçek) mazeretleri dışında senden izin istemeyen takva sahibi kullarını hakkıyla bilendir.