وَٱللَّهُ أَخۡرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ شَيۡـٔٗا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَٱلۡأَفۡـِٔدَةَ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ٧٨
Vallâhu ahracakum mim butûni ummahâtikum lâ ta'lamûna şay'an vaca'ala lakumus-sam'a val-absâra val-af'idata la'allakum taşkurûn
Siz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
Tefsir
-Ey insanlar!- Allah sizi hamilelik süresinin dolmasının ardından annelerinizin karnından hiçbir şeyi idrak edemeyen bebekler olarak çıkarmıştır. Verdiği nimetlerden ötürü O'na şükretmenizi isteyerek, size duymanız için işitme duyusu, görmeniz için görme duyusu ve düşünmeniz için kalpler verdi.