قَالُواْ نُرِيدُ أَن نَّأۡكُلَ مِنۡهَا وَتَطۡمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعۡلَمَ أَن قَدۡ صَدَقۡتَنَا وَنَكُونَ عَلَيۡهَا مِنَ ٱلشَّٰهِدِينَ ١١٣
Kâlû nurîdu an na'kula minhâ vatatma'inna kulûbunâ vana'lama an kad sadaktanâ vanakûna 'alayhâ minaş-şâhidîn
Havârîler ise: "İstiyoruz ki, o sofradan yiyelim: kalplerimiz mutmain olsun; bize doğruyu söylediğini bilelim ve buna şâhidlik edenlerden olalım" demişlerdi.
Tefsir
Havariler, İsâ'ya: Bu sofradan yemek istiyoruz. Böylece Allah'ın mükemmel kudreti ile kalplerimiz mutmain olsun. Muhakkak ki sen O'nun resulüsün. Biz kesin olarak biliyoruz ki, sen Allah'ın katından getirdiğinde bize doğru söyledin. İnsanlardan bu sofrada hazır bulunmayanlar için şahitlik etmek istiyoruz, demişlerdi.