۞ قَالَ ٱلۡمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ مِن قَوۡمِهِۦ لَنُخۡرِجَنَّكَ يَٰشُعَيۡبُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَكَ مِن قَرۡيَتِنَآ أَوۡ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَاۚ قَالَ أَوَلَوۡ كُنَّا كَٰرِهِينَ ٨٨
Kâlal-mala'ul-lazînastakbarû min kavmihî lanuhricannaka yâşu'aybu vallazîna âmanû ma'aka min karyatinâ av lata'ûdunna fî millatinâ kâla avalav kunnâ kârihîn
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, (Şuayb'a) şöyle demişlerdi: "Ey Şuayb! Ya seni ve seninle birlikte iman edenleri mutlaka ülkemizden çıkaracağız; ya da dinimize geri döneceksiniz." Şuayb da demişti ki: (ülkemizden çıkmayı, yahut dininize dönmeyi) istemesek de mi? dedi.
Tefsir
Şuayb'ın kavminden büyüklük taslayanlardan ileri gelen önderleri Şuayb -aleyhisselam-'a dediler ki: "Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte seni tasdik edenleri mutlaka memleketimizden çıkaracağız yahut mutlaka dinimize döneceksiniz." Şuayb onlara şaşırarak ve düşünceli bir şekilde: "Üzerinde bulunduğunuzun batıl olduğunu bilmemize rağmen dininize ve milletinize istemeye istemeye mi tabi olalım?" dedi.