قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِنَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَحۡدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ٧٠
Kâlû aci'tanâ lina'budallâha vahdahû vanazara mâ kâna ya'budu âbâ'unâ fa tinâ bimâ ta'idunâ in kunta minas-sâdikîn
Dediler ki: «Sen bize tek Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğrulardan isen, bizi tehdit ettiğini (azabı) bize getir.»
Tefsir
Kavmi ona dedi ki: “Ey Hûd! Bize bir tek Allah’a ibadet etmemizi ve babalarımızın ibadet ettiklerini terk etmemizi emretmek için mi geldin? Eğer vadettiğinde doğru söylüyorsan, bize vadettiğin azabı getir bakalım.”