وَوَهَبۡنَا لَهُۥٓ إِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَجَعَلۡنَا فِي ذُرِّيَّتِهِ ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلۡكِتَٰبَ وَءَاتَيۡنَٰهُ أَجۡرَهُۥ فِي ٱلدُّنۡيَاۖ وَإِنَّهُۥ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ٢٧
Vavahabnâ lahû ishâka vaya'kûba vaca'alnâ fî zurriyyatihin-nubuvvata val-kitâba va âtaynâhu acrahû fid-dunyâ va innahû fil-âhirati laminas-sâlihîn
Ona İshak ve Yakub’u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Ona dünyada mükâfatını verdik. Şüphesiz o, ahirette de sâlihler (zümresin) dendir.
Tefsir
Biz de İbrahim’e İshak'ı ve oğlu Yakup’u bağışladık. Çocuklarına peygamberlik ve Allah’ın katından indirilen kitaplar verdik. Dünyada hak üzerinde kalmaya gösterdiği sabrın mükâfatı olarak ona salih çocuklar ve güzel bir övgü verdik. Şüphesiz o ahirette de salih kimselerin aldığı karşılığı alacaktır. Dünyada ona verilmiş olanlar, onun için hazırlanmış olup, çok değerli olan ahiret mükâfatından eksiltmeyecektir.